Kategoriler
Haftanın Blogları
Aktiviteler
Bilgisayar & İnternet
Bilim & Tarih
Diğer
Eğlence
Evcil hayvanlar
Fan Kulüpleri
Film & Televizyon
Gece hayatı
Gece klüpleri/Mekanlar
Gruplar/Müzisyenler
Hobiler & Zanaatlar
İş dünyası & Girişimciler
Kültürler & Komünite
Moda & Stil
Müzik
Okullar & Mezunlar
Otomobil
Oyunlar
Para & Yatırımcılık
Profesyonel Organizasyonlar
Romantik & İlişkiler
Sağlık, Fitness
Sanat & Edebiyat
Sosyal Hizmet & Bağış
Spor
Şehir ve Semtler
Şirketler / Takım arkadaşları
Tatil yerleri & Yolculuk
Ülkeler & Bölgeler
Yemek, İçecek, & Şarap
|
Gösterilen Bloglar - / 14
|
|
|
 |
 |
 |
..::.. Olmazlara Yeminliyim ..::..
Sebebi kaybedişimde saklı gülüşlerim var, şimdi tadı aşk adında sol yanı yakıp kavuruyor.İsmi hala dudaklarımda
tek hece " AşK "... Sen bir yağmur misali yağdın üzerime, sanki ıslandıkça kuruyacak yerlerim... Ayıp adında yine saçmalıyorum dimi ? yine sen haklısın,
affet ama, bu gece kalan son dumanı yine sana çektim ve dibe vurdum kalan son damlayı.. İçerisi zaten satışında aşkı,en büyük ayıpla yaşıyor.. Merak etme yanmıyor..!
Bazen diyorumda,bir benmiyim yenilen kadere, benmiyim adıma aşk diyip,dik yokuşlara sığınan ? Susacak mısın ? Hadi söyle...Söyle,aşk sandığım delinen hikayeyi anlat bana..!
Benim adım aşk,benim adım ayrılık, sanki dik yokuşlarda çevriliyim ve yalnızlık tek dostum,olmazlara meyilliyim..!
" Uqur Altıntaş "
|
 |
 |
 |
|
|
|
|
 |
 |
 |
Bak takvimler yine bende ayrılığın gününü gösteriyor..Ve bak zaman denen kavram şimdi anlamını yitirdi bende..
Halbuki ne sandım seni ,kalbime eş kalbin var sanıp ömre ömür kattın. Kandım sana bir o kadar deli ve bir o kadar aşkla... Yalancısın bile diyemiyorum,
sıfata bile yakışmıyor yalan dolu ''seni seviyorum''ların...
Aslında suç bende..Ben kanıp gözlerine, kalbi esir ettirmesem ellerine, gururu sunmasam önüne ve al senin demeseydim geriye kalan şerefim...
Şimdi şerefsizliğine yanmazdım...Yakıyorum geride sana dair ne varsa ve kusuyorum isyanıma ortak gözyaşımı...!
Bu sefer duygsal olmayıp, sana yakışanı yapıyorum bak...Seni de yakıştırıyorum artık nefret dolu sayfalarıma, bu kez sen süsleyeceksin virgül ile noktaların arasını,
yalan sözlerin ve kandırdıgın ben süsleyecek en yorgun noktaları...Sen yalanlarınla belkide sadece kendine gelen doğru şerefinle yaşayacaksın,geride harcadığın
gururu unutacaksın...Düşününce belki anlayacaksın , ben ne yapmışım diye? Donacaksın, işte o an anlayacaksın ihanetten beter bitti deyişlerinin kırıcı burukluğunu ...
Susacaksın ve sadece ben bahsediyor olmayacağım bizden,geriye kalan kırıntıların anacak solgun sayfalardaki bezgin uğuru,yaşayacaksın yürek dolusu sızıyla,
dönüşü olmayan bir yolla...
Ben adını çoktan buğulu camlardan alıp kırılgan ruhuma nakışladım...Senide nefrete sarıp bu gece çekeceğim en derine...
Ve güleceğim,seni senden çok seven halime...Saflığına kızacağım bedenimin işlediği günah için,ellerimi alacağım geriye kalan son 17 lik halinden...
Işıkları söndürüp sunacağım herkeze...Şerefinin şerefsiz yüzünü..!!!
Uğur Altıntaş
|
 |
 |
 |
|
|
|
|
|
|
UĞUR DÜNDAR'A DESTEK!
link
|
Diğer
|
 |
 |
 |
|
Gönderen: y ~
|
Tarih: 25.03.2009
|
|
|
 |
 |
 |
DUYARLI OLAN HERKES OKUSUN LÜTFEN! AYIPTIR GÜNAHTIR ARTIK!
Star'da ana haberleri sunan Uğur Dündar ergenekon dosyasında aile hayatının geçmesi üzerine İSYAN ETTİ! Canlı yayında konuşan Dündar, "Sığınacağımız hukuk bize bunu yaparsa kimler neler yapmaz. Bir kelime doğruysa intihar ederim" dedi.
İşte Dündar'ın canlı yayındaki o sözleri;
NAMUSUMA kurşun sıkıldı: Bu bizim yargımızın Ergenekon iddianamesini hazırlayan savcılar benim onuruma, şerefime aile namusuma kurşun sıktı.
B TV'nin haber müdürünün bir mailinde yazanlar: Uğur Dündar ve Aydın Doğan ile ilgili ciddi belgeler ve fotoğraflar vardı. Mesela Uğur Dündar'ın aile ilişkileri. Karısının sürekli Brezilya'ya gidişi...
İntihar ederim: Benim eşim evlendikten sonra hiç bir zaman tek başına yurt dışına çıkmadığı gibi hayatında Brezilya'ya gitmedi. Evliliğimiz döneminde Brezilya'ya gittiğini biri çıksın ispat etsin. Ben şu dakikada görevimi bırakacağım. Hatta intihar bile ederim. BU NAMUS MESELESİ.
YANDAŞ BASINA MALZEME: Birisi iftira atacak ve siz savcı olarak onun peşine düşmek varken onu aynen alacak ve onu yandaş basının kullanması için malzeme hazırlayacaksınız. Bunun ergenekon davası ile ne ilgisi var.
Namusum beş paralık ediliyor: Aile namusumuz şerefimiz beş paralık edilmek isteniyor. Ben Sayın Başbakana sesleniyorum, Sayın Başbakanın temiz olduğuna inandığım yüreğine sesleniyorum. SAYIN BAŞBAKAN EMİNE HANIMIN sık sık Brezilya'ya gittiğine dair size bir İFTİRA atılsa, aile namusunuz karalanmak isterse NE YAPARSINIZ!
Bari gelin öldürün: Sayın Savcı size sesleniyorum. Bunun altına nasıl imza atarsınız... Vicdanı nasırlaşmamış cesareti prangalanmamış bütün hukuk adamlarına sesleniyorum; biri bizim namusumuzla oynarsa bunun hesabını yargıda sorarız. Ama yargı bunu yaparsa ne yapacağız...
Bari gelin öldürün!...
-
O HER ZAMAN İNSANLARA DOĞRUYU ULAŞTIRMAYA ÇALIŞTI! BÖYLE İFTİRALARLA ONU VE AİLESİNİ ÜZMEYE KİMSENİN HAKKI YOK!
|
 |
 |
 |
|
|
|
|
 |
 |
 |
İzleyip sonra o nu okumaya ne dersiniz
http://www.bizkackisiyiz.com/video.php?yazi_id=97513 (http://www.inankara.org/upresim/habermanset/2060.jpg)
UĞUR MUMCU
Ankaralı olan Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942 yılında, babasının memuriyeti dolayısıyla Kırşehir'de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu. Annesi Nadire Hanım, babası, Tapu Kadastro memuru Hakkı Şinasi Bey'di. İlk ve ortaokulları Ankara'da okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi. Bu hızlı yaşam Hukuk fakültesinde de devam etti. 1961 yılında baş1adığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 1965 yılında tamamladı. Bir süre avukatlık yaptı; yabancı dil öğrenmek için İngiltere'ye gitti. 1969 -1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı olarak çalıştı. Yazmaya, üniversite öğrenciliği yıllarında, Doğan Avcıoğlu'nun yönetimindeki Yön Dergisinde başlayan Uğur Mumcu, 12 Mart döneminde bir yazısında kullandığı "ordu uyanık olmalı" sözleriyle, "orduya hakaret etmek", "sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak" suçunu işlediği iddiasıyla gözaltına alındı. Uğur Mumcu bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkûm edildi. Fakat Yargıtay'ca karar bozuldu ve serbest bırakıldı. Bu olaydan sonra, Mumcu askerliğini, 1972 -74 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde, resmi tanımıyla "sakıncalı piyade eri" olarak tamamladı. Patnos'ta, ağır koşullar altında askerliğini yaparken, zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi. İlk yazıları 1962'den itibaren Yön, Türk Solu, Devrim, Ant, KIM v.b. dergilerde yer alan Mumcu'nun, 1968- 69 -70 yıllarında Akşam, Milliyet, Cumhuriyet gazetelerinde zaman zaman çeşitli konularda inceleme yazıları da yayımlandı. Köşe yazarlığına 1974 yılında haftalık Yeni Ortam dergisinde başladı. Daha sonra çalışmaya başladığı Anka Ajansında 1975 yılından itibaren Cumhuriyet'e de köşe yazıları yazdı. 1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. Gözlem başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 6 Kasım 1991'de İlhan Selçuk ve yaklaşık 80 Cumhuriyet çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat - 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi'nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesi'ndeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992'de Cumhuriyet'e döndü. Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 yılında uğradığı bombalı saldırı sonucu öldü. FAŞİZMİN EN BÜYÜK KATLİAMLARINDAN BİRİNE UĞRAMIŞTIR
NOT: 24 Ocak 1993'ten bu yana hükümetler kuruldu, hükümetler bozuldu; başbakanlar, İçişleri Bakanları geldi geçti, ancak Uğur Mumcu cinayeti aydınlanamadı.
UNUTMADIK,UNUTMAYACAĞIZ,UNUTTURMAYACAĞIZ!!!
|
 |
 |
 |
|
|
|