Haberlerde bazen görürüz. Adam çıkmış köprüye "necla'yı getirin buraya", "necla benle barışmazsa atlayacam" der durur. Necla gelse nolacak bilmeyiz... Acaba bir kaç saat önce aşağıdaki gibi bir tartışmamı yaşandı diye düşünür dururum...
- Atakan bıktım artık. Bırak peşimi diyorum, bak yoksa abimleri çağıracağım.
- Polis çağarsan nolur be güzelim aşığım diyorum ağğğşşşıkk. Bak aşkımdan başıma ağrı girdi.
- Atakaan! Biliyorsun abimler polis! Hemen burdan gitmezsen; şikayet ettiğin baş ağrına yenileri eklenebilir.
- Necla naptım ben sana, ne olur dönüp baksan, sevgini kazansam. Çok şey mi istiyorum.
- Çok şey istiyorsun tabi. Her arkamdan yürüyene dönüp baksam oOooo.
- Ayıp ediyorsun Neclacığım ben herkes miyim?
- Doğru sen herkes değil hiçkimsesin, sen bir hiçsin anladın mı?
- Haklısın sensiz bir hiçim Neclacığım. Üstüme bas çiğne beni ama ne olur sensiz olamam anla beni.
- Ayaklarımı pisletemem senin için. Biraz daha bekle sen, abimler benim için çiğneyecek zaten.
- Necla seni düşünmeden tek saniyem geçmiyor, krizlere giriyorum. Tek lokma yemek yemedim. Herkes ölüm orucuna yattığımı zannediyor. Jandarma eve baskın yapacak valla, insaf yahu!
- Pek ölüm oruçluk halin yok Atakan zira hala 120 kilo civarlarındasın. Sen kilo değil kişilik kaybetmişsin. Son kez söylüyorum DEFOOOL.
- Tamam belli oldu şimdi niçin gittiğin demek fazla kilolarım yüzünden beni terkettin ha!
- Hayır senin yüzünden fazla kilolarını terkettim Atakan. Ben onları yastık niyetine kullanıyordum. Ama gelgör ki yastık bile olamadın...
- Geçen hafta badiye başladım. Haftaya görürsün yastık mı olurum kaya mı?
- Ha hay! Atakan senden sabun olsa köpürmez. Ne badisi ayol. Hiç güleceğim yoktu. Şurda iki lafı kaldıramadın, badiye gidecem diye zıpladın da, o kadar ağarlığı nasıl kaldıracaksın.
- Kaldırırım Necla bu laflarının yüzü suyu hürmetine kaldırırım.
- İyi kaldır o zaman, kaldırabildiğin birşeyler olsun bu hayatta, ama ben seni daha fazla kaldıramayacağım kusura bakma.
- Hem ben sana ne yük oldum? Cefamı mı çektin? Patrondan yediğim fırça yetmedi eve geldim bi de senden fırça yedim. Sonra kalkmıyor oldu, kalkmaz tabi iş stresi, yorgunluğu...
- Ne var biz de çalışıyoruz Bu yemek tuzsuz olmuş karıcığım, zeytinyağıyla pilav mı olurmuş diyen sen değil misin? Kendine laf söylenince niye alınıyorsun?
- Söylemek var, söylemek var!
- Nasıl söylüyormuşum ben?
- BAĞIRARAK!
- Hayvanlar koklaşa koklaşa, salaklar bağıraşa bağıraşa anlaşırmış Atakan, sen de bir salak olduğundan bağırarak konuşuyorum seninle.
- İyi bağır, bağır ama bir gün gidersem bu diyarlardan çok ararsın ama beni.
- Merak etme aramam, arasamda fazla uzakta değil annenin diyarlarında olursun büyük ihtimal... Atakan Gültepeden dışarı çıktığın mı var komik komik konuşma.
- Sen halimi komik buluyosun değil mi iki gözüm iki çeşme, yazıklar olsun!
- Atakan artık takatim kalmadı. Eve dönmeyeceğim artık, senden de boşanacağım, sen ne biçim bir adamsın! Amerikaya sömürgeci diyenler senin duygu sömürülerini görse yeşil karta başvururdu! Bu ne yüzsüzlük be!!! defoooool!...
- Bunu sen istedin necla bir gün bir intihar mektubu geçerse eline sakın olaki ağlayayım deme Necla, düşün bu bütün söylediklerini...
- Birazdan abimler gelince mektup yazcak zamanında olamayacak, hadee hadeee....
ve Atakan köprüye doğru yol alır...
|