|
 |
|
Haberler - Güncel Haberler
|
| Yonja topluluğu ile haberlerinizi paylaşın! Bize yayınlanmasını istediğiniz haberleri gönderiniz. En iyi yazılar yayınlanacaktır. Haber eklemek için buraya tıklayın.
|
Gösterilen Haberler - / 14133
|
|
|
 |
 |
 |
Paris Moda Haftası’nın resmi takviminde koleksiyonlarını sergileyen Arzu Kaprol, basın için moda çekimi yapmama geleneğini Tempo için bozdu. Nuruosmaniye Kütüphanesi’nde yapılan ve “Arzu Kadınları” adını taşıyan çekimde Paris Moda Haftası’nda sergilediği İlkbahar-Yaz koleksiyonunu tanıtan Kaprol, röportajında da dikkat çekici açıklamalar yaptı..
Çok heyecanlı bir çekim için yoldayım. Yedi model ve tarihi bir yer!” Bu, Arzu Kaprol’ün bir cumartesi sabahı, Tempo çekimi için tarihi Nuruosmaniye Kütüphanesi’ne gelirken sosyal paylaşım sitesi Twitter’a yazdığı mesaj. A’dan z’ye her şey, onun kontrolünde. Modellerin saçını düzeltiyor; elinde far fırçası, makyöze “Bu karede göz makyajını bu şekilde yapacağız” diye bizzat gösteriyor. Bir yandan yurtdışındaki arkadaşlarıyla sohbet ediyor, onlara çekim karelerini gönderiyor. Uluslararası moda dünyasından önemli bir ismin yaptığı “Annie Leibovitz mi orada?” yorumunu yüksek sesle okuyor. Ekibin motivasyonu yüksek! O, hep böyle heyecanlı, hep böyle yoğun.
Burada marka orada genç tasarımcı..
“‘Hangi mesleği seçsem?’ diye düşündüğümü hiç hatırlamıyorum. Neyse ki yeteneğim vardı” diye anlatıyor. Zorlandığı zamanlar olmuyor değil ama bir şekilde altından kalkmayı biliyor. Paris Moda Haftası’na ilk kez katıldığı 2010 yılının eylül ayında olduğu gibi.
“Ülkemde başarım ve alt yapım olduğu için yeni bir riske girmeyi göze alamadım. Ayrıca Fransa, İstanbul’da yaşamaya devam eden bir Türk tasarımcıyı kabul etmeye hazır mıydı? Bunu sorguladım. Türkiye’de yaşayarak, uluslararası sistemin parçası olmak kolay değil.” Bu yıl dördüncü kez aynı podyuma çıkıyor. Tasarımcıların yaş ortalaması 60. Arzu Kaprol, burada bir marka, orada ise genç tasarımcı.
En büyük marjinalliğim normal olmak..
Yaratıcılığın yolunun marjinallikten geçtiğine inanmıyor. En büyük marjinallik, normal olmak. “Tasarım dünyasına baktığınızda normalliğin özel olduğunu görüyorsunuz. Ben sıra dışıyım” diyor. Ona göre esas mesele, marjinallik ve yaratıcılığın görünmez bulutu içine saplanmak değil, yaratıcılığın sorumluluğunu almak.
Moda, üç boyutlu düşünmektir..
Rahatlıktan sonra tasarımlarında en çok dikkat ettiği noktalardan biri zarafet. Podyumda sıfır beden modellerin üzerinde gördüğümüz kıyafetler, bu tanıma uyuyor ama ideal ölçülerde olmayan bir kadın showroom’a geldiğinde hayalindeki kıyafeti, ona nasıl uyarlıyor? Önemli olan en güzeli öne çıkarmak. Bu vücudumuz için de geçerli. “Kıyafetin hiç dekoltesi olmayabilir ama öyle bir kesim yaparsınız ki vücut bambaşka görünür. Moda, çizmek değildir; üç boyutlu düşünmektir. İşin özü şu ki, dikiş bilmeyen modacı olmaz.”
Dar kot etek giyip başını örtenler kafa karışıklığı yaşıyor..
Bir moda tasarımcısına trend konusunu sormadan olmaz. Arzu Kaprol’e göre trend, toplum tarafından benimsenmiş ve popüler kültüre ürün tedarik etmek için var olan bir kavram. Fakat trendy olması gerekenler ve asla olmaması gerekenler var. Örnek verebilir mi? Dar kot etekler giyip, başını örten kızlar. “İslam, çok kıymetli bir yaklaşım. Ama hem başını örtüp hem de fiziksel olarak ortaya çıkmak, bana göre bir kafa karışıklığını gösteriyor” diyor.
Kadının her hali..
Konuşmamız bittikten sonra tekrar çekime dönüyoruz. Dergimiz için yaptığı fotoğraf çekimi, onun için bir ilk. Modellerin hepsi, hem pozu hem de kıyafetiyle ayrı bir duyguyu ifade ediyor. Beyaz rengin hâkim olduğu kareye bakıyor ve “Kızlardan biri meleği temsil ediyor, diğer ikisi sinirli bakışlarıyla nefreti” diyor. Başlığın ‘Arzu Kadınları’ olmasının sebebi de bu. Kadının her halini canlandırmak istiyor.
|
 |
 |
 |
|
|
|
|
|
|
|
Orta Yaş Bunalımı 'Azgın Teke' Yapıyor..!
link
|
Sağlık
|
 |
 |
 |
|
Gönderen:
ADONIS
|
Tarih:
15.05.2012 |
|
|
 |
 |
 |
Orta yaş bunalımı yaşayan erkeklerin kendini ispat etme davranışına girdiğini belirten CİNSEL Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Adana Şubesi Başkanı Uz. Dr. Taner Canatar, bunun bazı erkeklerde işte başarı hırsına, bazılarında dine yönelmeye, spor ve yeni hobiler edinmeye neden olabildiğini, halk arasında ’azgın teke’ veya ‘40’ından sonra azma’ diye tabir edilen sendromların da aynı nedene dayandığını söyledi..
Uz. Dr. Taner Canatar, orta yaş bunalımlarından korumak için düzenli spor yapma, stresten uzak durma, iyi beslenme, iş temposunu azaltma, bol kitap okuma, resim veya el sanatları gibi hobilerle uğraşmayı önerdi.
CİSED Başkanı Canatar, orta yaş döneminin erkek için en verimli yaşlar olduğunu, ruh ve beden gelişimini tamamlayıp olgunlaşarak daha dengeli bir hal aldığını belirtti. Taner Canatar, erkeklerde ’orta yaş bunalımı’ konusunda şunları söyledi:
"Yavaş yavaş belirginleşen zihinsel fonksiyonlarda düşüş, huysuzluk, kıskançlık ve çapkınlık gibi alışılmamış davranış şekillerinin dikkat çektiği dönem orta yaş krizi olarak adlandırılabilir. Erkekliğin simgesi haline gelen seks dürtüsü ve kapasitesi de maalesef yavaş yavaş azalmaya başlar. Bu doğal ve normal süreç genellikle erkekler tarafından reddedilir ve bu kabullenememe duygusu kişiyi, kendini çevreye ispat etme davranışına itebilir. Hatta bazı erkeklerde bu durum işte başarı hırsına, bazılarında dine yönelmeye, spor, yeni hobiler edinmeye sebep olabilir. Çünkü erkek bilinçdışı olarak cinsel dürtü ve başarı açısından eskisi gibi olduğunu ispat etmeye çalışır. Kendini ispatın ülkemizde seçilen diğer bir yolu da daha genç yaştaki kadınlarla flört etmektir. Makul ölçülerde normal sayılabilecek bu durum bazen kontrolden çıkabilir."
|
 |
 |
 |
|
|
|
|