Etiketler
en manken rekor evlilik müzik türkiye hilton britney türk yonja arastirma bebek yasam angelina fotograf hayat seksi saglik magazin bilim çocuk teknoloji film yilmaz ünlüler yeni jolie moda muzik dünya iliski komik hande konser albüm ünlü yarisma kadin erkek ask tarkan deniz istanbul cem sevgili paris sinema jennifer spears avrupa

 

Haberler - Bilim

Yonja topluluğu ile haberlerinizi paylaşın! Bize yayınlanmasını istediğiniz haberleri gönderiniz. En iyi yazılar yayınlanacaktır. Haber eklemek için buraya tıklayın.

Gösterilen Haberler 1 - 10 / 468

Önceki Sayfa   1 2 3 4 5 6 7 ... 46 47  Sonraki Sayfa

65
kişi beğendi
 
Güneş Fırtınası 2012'de Vurabilir!  link Bilim
Gönderen:   Cì§TO HUMUR⎛⎲⎞      Tarih:   01.09.2010
Büyük olasılıkla 2013'ün sonlarına doğru yoğunluğu artacak Güneş fırtınaları, Dünya'daki elektronik sistemleri etkileyebilir.

Amerikan medyasında yer alan ve NASA astronomlarına dayandırılan habere göre yeni bir ‘yüksek hareketlilik’ evresine girmeye başlayan Güneş, 2012’den itibaren Dünya’yı ciddi etkileyebilecek patlamalara sahne olabilir. Ancak bazı astronomlar da 11 yılda bir girilen bu 'solar maksimum' evresinin, öncekilerden daha şiddetli yaşanacağına dair kanıt bulunmadığını söylüyor.



Bu ayın başlarında Dünya'da ilginç ışık gösterilerine sebep olan güneş fırtınasının çok daha büyüğünün gelmekte olduğu uyarısında bulunan bir grup astronom, bunların 2012’de başlayıp büyük olasılıkla 2013 sonuna doğru en yoğun halini alabileceğini söylüyor.

Astronomlara göre toplam gücü 100 milyon atom bombasınınkine eşit olabilecek bu Güneş fırtınaları, son 100 yılın en şiddetlisi olabilir. Ancak bu savı “kıyamet haberinden prim yapmak için uydurulan yalan’ olarak nitelendiren astronomlarsa, bu yönde hiç bir kanıt bulunmadığı iddiasında.
Etiketler: gunes firtina
  26  Yorum Yorum ekle

119
kişi beğendi
 
Bilimadamları bunu da başardı: Kurutulmuş su!  link Bilim
Gönderen:   Cengiz      Tarih:   26.08.2010
İnanılmaz ama gerçek... Bilim insanları sonunda "kuru su" üretmeyi başardılar!
Ortaya çıkan madde, pudra şekerine benziyor ve kimyasalların kullanım şekilleriyle ilgili olarak devrim yaratabileceği belirtiliyor.



Her kuru su molekelü, kumlu, silisli bir tabaka ile çevrili olan bir su damlası içeriyor. Aslında kuru suyun yüzde 95'i 'ıslak' sudan oluşuyor. Uzmanlar, kuru suyun sera gazı etkisi yaratan karbondioksiti emme ve hapsetme yoluyla küresel ısınma ile mücadelede kullanılabileceğini belirtiyor.

Gazeteport'un haberine göre, deneyler, kuru suyun sıradan suya göre karbondioksiti emmede üç kat daha iyi olduğunu ortaya koydu. Kuru suyun metanı depolamak ve doğal gazın enerji kaynağı potansiyelini artırmak anlamında da yararlı olabileceği kaydediliyor.

Liverpool Üniversitesi'nden Dr. Ben Carten kuru su ile ilgili araştırmasını Boston'daki American Chemical Society'nin 240. ulusal toplantısında sundu. Carten burada "Tam olarak buna benzeyen hiçbir şey yok. Umut ediyoruz ki, kuru suyun gelecekte dalgalar yaptığını görebiliriz" diye konuştu.

Carter'ın ekibi tarafından sunulan bir başka araştırmada, kuru su hidrojen ve maleik asit arasındaki reaksiyonları hızlandırmak üzere bir katalizör olarak kullanıldı. Bu süksinik asidi yarattı. Bu asit türü, ilaç, gıda muhtevası ve tüketim mallarında yaygın olarak kullanılıyor. Genelde hidrojen ve maleik asidin süksinik asit oluşturabilmek için karıştırılması gerekiyor. Ama kurusu su molekülleri kullanıldığında enerji daha verimli kullanılıyor.

Teknolojinin, 'kuru' toz emülsiyonlar, daha karıştırılamaz iki tür (su ve yağ gibi) sıvının karışımlar yaratmada kullanılabileceği belirtiliyor. Kuru emülsiyonlar bunu daha güvenli hale getiriyor ve potansiyel olarak zararlı sıvıların depolanmasını ve nakledilmesini kolaylaştırıyor.
Etiketler: kurutulmussu
  22  Yorum Yorum ekle

296
kişi beğendi
 
Bilim Kanıtladı: Çirkin Kadın Yok, Sadece Az Vodka Var...  link Bilim
Gönderen:   - са®мєи      Tarih:   20.08.2010
İngiltere'de, ayık ve alkol etkisindeki üniversite öğrencileri üstünde yapılan araştırmaya göre alkolün, asimetrik yüzleri algılama yeteneğini azalttığı ortaya çıktı.



Araştırmacılar; daha önce yaptıkları araştırmalar ışığında "Simetrik yüzleri tercih etme eğilimimiz vardır" dedi.

Alkolün bu algıyı değiştirip değiştirmediğini anlamak için üstlerinde oynanan fotoğraflar, mükemmel şekilde simetrik veya asimetrik hale getirildi.

Bir akşam, üniversite yerleşkesinin barına gidip dizüstü bilgisayarlarını açan araştırmacılar, nefes ölçümüyle öğrencilerin aldıkları alkol seviyesini belirledi ve onlara resimleri gösterdi.

64 öğrenciye biri simetrik diğeri asimetrik iki yüzden oluşan 20 fotoğraf çifti gösterildikten sonra, tek bir yüzün olduğu 20 fotoğraf gösterildi. Öğrencilere hangi yüzün daha çekici olduğu ve resimdeki yüzün asimetrik olup olmadığı soruldu.

Ayık öğrenciler simetrik yüzleri tercih etti. Dahası, verilere göre, erkekler alkol aldıklarında simetriyi algılamakta kadınlardan daha çok zorlandı. Bunun sebebinin, erkeklerin görüntüye daha çok önem verme yatkınlığı olabileceği söylendi.

Daha önce yapılan bazı araştırmalar içkiliyken algının kötüleşmesinin yanında seçiciliğin azalmasının da mümkün olduğunu öne sürmüştü.

Araştırmacı Benedict Jones; önceki araştırmaların laboratuar ortamında gerçekleştiğini, cinsiyetle ilgili bu farklılığın ortaya çıkmasının, deneyin topluluk içinde yapılmış olmasından kaynaklanmış olabileceğini söyledi.
Etiketler: alkol
  71  Yorum Yorum ekle

227
kişi beğendi
 
Dünya'nın Belgeseli İstanbul'a Geliyor!  link Bilim
Gönderen:   Yonja Kuş'u      Tarih:   18.06.2010
İstanbul Belgesel Günleri'nin üçüncüsü, 22-27 Haziran gerçekleşiyor, 35 ülkeden 120'den fazla belgeseli sinemaseverlerle buluşturuyor.

İSTANBUL - DOCUMENTARIST bu sene yine hedef büyütüyor: Balkanlar'ı mercek altına alan etkinlikte, 35 ülkeden 120'den fazla belgesel 6 mekanda gösterilecek. 22 Haziran'da başlayacak ve geçen sene dünyada en çok ses getirmiş belgesellerin buluşacağı festivalde, kent-sinema ilişkisi ve Filistin-İsrail konusu da masaya yatırılacak.

Belgesel dünyasından önemli konukların ağırlanacağı festivalde, son dönemde dünya festivallerinde ödüller kazanmış bir çok önemli belgesel ilk kez İstanbul'a uğrayacak.

Festivalin bu seneki tematik bölümleri, dünyanın doğal kaynaklarının tükenişine dair filmlerin yer aldığı Kapitalizm Çıkmazı, sinemacıların kent yaşamına özellikle de metropollere bakışını yansıtan Kent ve Sinema, dünyanın en sorunlu bölgesinin kangren olmuş sorunlarına odaklanan Ortadoğu'nun Fay Hattı: Filistin-İsrail.

AYKIRI VE GÜÇLÜ BİR SES: EYAL SİVAN Geçtiğimiz yıllarda Nick Fraser ve Iikka Vehkalahti gibi belgesel dünyasının etkili isimlerini İstanbul'a getiren DOCUMENTARIST'in bu yılki onur konuğu, İsrail'in devlet politikasının en sıkı muhaliflerinden olan, ses getirmiş filmlerinin yanısıra akademik çalışmalarıyla da tanınan Eyal Sivan.



Belgeselin güncel siyasi gündemle ilişkisi ve İsrail-Filistin bağlamında bunun yansımaları üzerine 26 Haziran'da bir Sinema Dersi verecek olan Sivan, festivalde de sunulacak olan son filmi “Yafa, Portakalın Otomatiği”nde (Jaffa, The Orange's Clockwork), Filistinlilerin Yafa'dan sürülme hikayesini meşhur Yafa portakalının tarihi üzerinden anlatıyor. İstanbul'a ilk kez gelecek olan yönetmen, İsrail'e karşı uygulanan kültürel ve akademik boykot çağrısına da destek veriyor.

DOCUMENTARIST'in bu seneki programında, Filistin-İsrail sorununa değinen başka filmler de var: “Budrus”, İsrail işgaline karşı barışçıl yötemlerle direnen bir köyü; “Kan Bağı” (Blood Relation), bir Arap'la evlenince kamplarda yaşamaya başlayan Yahudi bir kadının ailesi tarafından dışlanma hikayesini anlatıyor.

İsrail'e karşı sert eleştirileriyle tanınan, Siyonistlerin boy hedefi Yahudi bir akademisyenin hikayesi: “Amerikan Radikali: Norman Finkelstein'ın Davaları” (American Radical: The Trials of Norman Finkelstein) adlı film, günümüzün en tartışmalı ülkelerinden İsrail'e, sıkı bir muhalifin gözünden bakıyor. Filmde gözüken simalar arasında Noam Chomsky gibi tanınmış isimler var. kadın olmaktan kaynaklanan sorunların irdelendiği Kadınlık Halleri gibi başlıklardan oluşuyor.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed'de Paylaş yonjafooter
  17  Yorum Yorum ekle

243
kişi beğendi
 
Beyni Geliştiren İçecek Bulundu!  link Bilim
Gönderen:   ܟ Umut Turan ܟ      Tarih:   09.06.2010
Kore'den beyni geliştiren içecek...



Kuzey Kore, "beyin hücrelerini çoğaltan" bir içecek ürettiğini açıkladı.
Moranbong meyve suyu şirketinin ürettiği, 30 bitki türünün özlerinden elde edilen ve 60 tür "mikro element" içeren içeceği tanıttı.

Haberde, "önleyici ve şifa verici etkisi bulunan içecek, beyin hücrelerini çoğaltarak, zihinsel melekeleri geliştiriyor" denildi.

İçeceğin ayrıca "cildi kırışıklıklara ve siyah noktalara karşı koruduğu, beyin kanaması, kalp ve beyin enfarktüsü gibi yaşlılık hastalıklarını önlediği" iddia edildi.

Ajansın haberinde, faydaları bunlarla bitmeyen içeceğin hiçbir yan etkisinin bulunmadığı belirtildi.
  63  Yorum Yorum ekle

202
kişi beğendi
 
İlk Türk Nötron Yıldızı...  link Bilim
Gönderen:   Cì§TO HUMUR⎛⎲⎞      Tarih:   09.06.2010
Türk araştırmacılar bilinmeyen bir yıldız keşfetti



Türk araştırmacılar, uzayda bugüne kadar varlığı bilinmeyen dünya'dan 40 bin ışık yılı uzakta, patlama özelliğine ve yüksek manyetik enerjiye sahip ''7. nötron yıldızını'' keşfetti. Türkiye, bu keşifle, evrenin gelişim sırlarının çözümü için uzayı gözlemleyen pek çok ülkenin bilim gündeminde yeni heyecan yarattı. Türk araştırmacılar, keşfin ardından pek çok araştırma merkezinden astrofizikte ortak araştırmalar yapma teklifi aldı. Keşif, önümüzdeki ay, ''The Astrophysical Journal'' dergisinde yayımlanarak literatürdeki yerini alacak.

AA muhabirine açıklama yapan Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Ersin Göğüş, dünya, Güneş ve Ay'ın yer aldığı Samanyolu Galaksisi'nde yüz milyarı aşkın yıldızın, 2 bin dolayında da nötron yıldızının bulunduğunu ifade etti.

NÖTRON YILDIZLARI

Göğüş, maddenin en yoğun halde bulunduğu yapılar olan nötron yıldızlarının çok kuvvetli manyetik alanlara sahip olduğunu belirtti. Astrofizikçilerin şimdiye kadar 6 tane çok kuvvetli manyetik alana sahip ve yüksek patlama özelliği gösteren nötron yıldızını keşfettiğini dile getiren Göğüş, bu yıldızların ilk üç tanesinin 1979'dan beri bilindiğini, dördüncüsünün 1998'de, beşincisinin 2008'de, altıncısının 2009'da bulunduğunu söyledi.

TÜRK ARAŞTIRMACILARDAN 7. NÖTRON YILDIZI KEŞFİ

Doç. Dr. Gögüş, liderliğini yürüttüğü ve aralarında aynı üniversitenin öğretim üyesi Dr. Yuki Kaneko'nun yer aldığı ekibin yeni bir nötron yıldızı keşfettiğini bildirdi. Göğüş, bu nötron yıldızının bugüne kadar keşfi yapılan 7. nötron yıldızı olduğunu söyledi. Yeni nötron yıldızının saniyenin onda biri süresinde gerçekleşen patlama nedeniyle fark edildiğine işaret eden Göğüş, "Ekibimiz, ilk olarak NASA'nın Swift uydu teleskobu ile patlamayı keşfetti. Yine, NASA'nın Chandra ve RXTE uydu teleskopları ile takip ederek yeni keşfettikleri nötron yıldızının genel özelliklerini ortaya çıkardı" dedi. 7. nötron yıldızının keşfinin ilk defa Türk araştırmacıların önderliğinde yapılmasının önemine işaret eden Göğüş, şunları kaydetti: ''Keşifte bizi en gururlandıran konu, Türkiye'deki bilimsel ve teknolojik birikimin belli bir düzeye erişmesini görmek oldu. İyi bir ekibin Türkiye'de önemli bir keşfe imza atması bilimin ülkemizde geldiği noktayı da gösteriyor. Yıldızın keşfinin yapıldığını duyan bilim çevreleri, ekibimizle irtibata geçerek ortak çalışmak istediklerini dile getirdi. Ekibimiz, aralarında İtalya, ABD, İspanya, İngiltere ve Hollanda'dan da astrofizikçilerin de yer aldığı 23 kişiden oluşuyor.''

Dünya'ya uzaklığı 40 bin ışık yılı mesafede olan 7. nötron yıldızının adının, ''SGR J1833-0832'' olduğunu bildiren Göğüş, yıldızın çok hızlı bir dönme periyodunun bulunduğunu, ekseni etrafında 7,5 saniyede bir döndüğünü belirterek, yıldızın bu özellikleriyle diğer nötron yıldızları arasında farklı bir yeri olduğunu da sözlerine ekledi.
  37  Yorum Yorum ekle

259
kişi beğendi
 
Dünyanın Ölümsüz Tek Canlısı!  link Bilim
Gönderen:   Cì§TO HUMUR⎛⎲⎞      Tarih:   20.05.2010
Turritopsis Nutricula: Dünyanın tek ölümsüz canlısı ile tanışmaya hazırlanın...



Onun adı Latincede "Turritopsis Nutricula" olarak geçiyor. Sadece 5 milimetre çapında ufacık bir denizanası o... Ama Turritopsis Nutricula'yı diğer canlılardan çok önemli bir farkı var: Sonsuza kadar yaşayabilmesi.

Turritopsis Nutricula'nın ölümsüz olduğu, aslında ABD'de yapılan basit bir deney sırasında ortaya çıkmış. Su dolu bir akvaryuma koyulan ilginç denizanası, bir süre orada unutulmuş. Bu süre içerisinde su kurumuş ve denizanası hareketsiz olarak kalmış. Bilim adamları öldü sanılan Turritopsis Nutricula'yı bir kez daha incelediklerinde, aslında ölmediğini, sadece yumurta haline dönüşerek kendini korumaya aldığını fark etmişler. Yani ilginç canlı, bir tehlike anında genlerinde değişiklik yaparak çocukluk evresine dönüş yapabiliyor ve bu sayede kendini tehlikelerden koruyor. Üstelik bu döngü sınırsız kez tekrarlanabiliyor; bu da Turritopsis Nutricula'ya ölümsüzlük kapısını açmış oluyor.

Turritopsis Nutricula, eğer kendisini dışarıdan gelecek fiziksel tehlikelere karşı koruyamazsa, işte o zaman ölüyor...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed'de Paylaş yonjafooter
  66  Yorum Yorum ekle

193
kişi beğendi
 
Bilim Dünyası Şaşkın!  link Bilim
Gönderen:   Cì§TO HUMUR⎛⎲⎞      Tarih:   18.05.2010
Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni gaz devi Jüpiter'in simgeleşmiş kırmızı kuşaklarından birinin yine yok olması bilim adamlarını şaşkınlığa sürükledi.



Amatör ve profesyonel astronomları bir araya getiren The Planetary Society'nin belirttiğine göre, biri kuzey yarı kürede diğeri güney yarı kürede olmak üzere iki koyu renk kuşağı bulunan Jüpiter'in amatör astronomlar tarafından çekilen son fotoğraflarında güneydeki Ekvatoryal Kuşağının ortadan kaybolduğu görüldü.

Jüpiter'in güney yarı küredeki kuşağının, dev gezegen yörüngesinde Güneş'in arkasına geçmeden önce geçen yılın sonunda var olduğunu belirten bilim adamları, bundan üç ay sonra kuşağın yok olduğunu kaydettiler.

Bu garip olayı ilk fark edenlerden "Astro_Bob" diye bilinen gazeteci ve amatör astronom Bob King, Jüpiter'in tek bir kuşakla, sanki Satürn'ün halkasız olması gibi tuhaf göründüğünü söyledi.

Bu alışılmadık durum daha önce de gözlenmişti. Jüpiter her 10 veya 15 yılda bir kuşaklarından birini kaybediyor ya da yeniden ortaya çıkarıyor ve bu durum bilim adamları için hala bir gizem olarak kalmaya devam ediyor.



Kütlesi Dünya'nın 316 katı, hacmi 1500 misli olan ve Dünya'dan 800 milyon km uzaktaki, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni gaz ve sıvı devi Jüpiter'in yüzeyi yoğun kırmızı, kahverengi, sarı ve beyaz renkli bulutlardan oluşuyor ve açık renkli yerlere bölge, koyu renkli yerlere de kuşak adı veriliyor.

Değişik yükseklikteki kimyasallardan oluşan bu bulutlar içinde en yüksekteki beyaz bulutlar, donmuş amonyak kristallerinden oluşan bölgelerde yer alıyor. Koyu renkli alçak irtifalardaki bulutlar da sülfür ve fosfor bulunan kimyasallardan oluşuyor. Bulutlar, Jüpiter'in hızlı dönüşünden ötürü saatte 500 km hıza

ulaşan rüzgarlar nedeniyle kuşakların içinde doğru sürükleniyor. Jüpiter'in Ay kadar büyük uydusu Europa, evrende bugüne dek saptanmış, Dünya'ya en çok benzeyen gök cismi.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed'de Paylaş yonjafooter
  28  Yorum Yorum ekle

210
kişi beğendi
 
Einstein Kadar Zeki Bir Türk Kadını!  link Bilim
Gönderen:   Cì§TO HUMUR⎛⎲⎞      Tarih:   21.04.2010
30 yaşında NASA'ya girdi. Evrenin sırlarıyla ilgili çalışmalarıyla "en önemli bilim insanlarından biri" olarak gösteriliyor...



Feryal Özel... Albert Einstein, John Nash gibi ünlü bilim adamlarının yer aldığı 20 kişilik 'Büyük Fikirler' listesine girmeyi başaran bir astrofizik profesörü.



Bilim çevrelerinde dünyanın en akıllı kadınlarından biri olarak nitelendirilen Özel, 30 yaşındayken profesör olup, NASA'ya girmiş. Arizona Üniversitesi'nde görev yapan Özel, "Benim beynim bilimle çalışıyor" diyor. Novartis Bilim Ödülleri Günü'ne katılmak için Türkiye'ye gelen 35 yaşındaki astrofizik profesörü, Türk medyasının ilgi odağı oldu.

Doktor bir anne ve baba ile kimya profesörü bir teyzenin olduğu bir ortamda büyüyen ve daha çocukluk yıllarında maddenin yapısını merak edip araştıran Özel, sorularımızı yanıtladı.

ÇALIŞMALARINA ABD'DEN DESTEK
Özel, 'Büyük Fikirler' listesine nasıl girdiğini şöyle anlattı: "O listeye girmeme neden olan çalışmalarım, nötron yıldızları konusunda. Nötron yıldızları da, evrenin en yoğun cisimleri. Bir kaşığı tonlar ağırlığında. Ben de bunun peşinden gidiyorum. Kara deliklerin, nötron yıldızlarının manyetik alanları üzerine, galaksininin oluşması ve galaksiden yayılan ışıkların evreni aydınlatması ile ilgili çalışmalarım var. NASA sponsorluk yapıyor. ABD'deki Ulusal Bilim Kurumu'ndan da destek alıyorum."

HİÇ IQ TESTİ YAPTIRMADIM
Özel, hakkında "Dünyanın en akıllı kadını" nitelemesi yapılmasıyla ilgili "Hiç IQ testi yaptırmadım. Zekâ başarıya yol açan faktörlerden sadece birisi. Emek, akıldan çok daha ön planda" diyor. Özel, "Dünyaya bir daha gelseniz yine bu alanı mı seçerdiniz?" sorusuna da, "Herhalde yine bilim olurdu. Çünkü benim beynim öyle çalışıyor. Meraklarım ve soru soruş şeklim hep bilime yönelik. 'Astrofizik mi, başka bir dal mı?' olurdu ama onu bilmiyorum" cevabını verdi.
  46  Yorum Yorum ekle

85
kişi beğendi
 
Kelliğe Çare Olacak Önemli Buluş!  link Bilim
Gönderen:   OĞUZ      Tarih:   16.04.2010
Bilim adamları, saçların dökülmesiyle ilgisi bulunan yeni bir gen belirledi. Bu genin mutasyonu, saçların giderek tüy gibi incelmesine neden oluyor.



Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, ABD'nin Columbia Üniversitesinden bir ekip, ender rastlanan bir saç dökülmesi türü olan kalıtsal hipotrişoz simpleks hastalığının APCDD1 adı verilen genin mutasyonundan kaynaklandığını tespit etti.

Saç folikülünün giderek küçülmesine yol açan bu rahatsızlık, erkeklerde kellikte, saçların giderek tüy gibi incelmesine yol açan bir süreç olarak dikkat çekiyor.

Pakistanlı ve İtalyan ailelerdeki genetik verilerin analiziyle yapılan çalışmada belirlenen APCDD1 geninde, önceki araştırmalarda başka türdeki saç dökülmeleriyle ilgisi bulunduğu tespit edilen 18. kromozom bölgesinde bir mutasyon keşfedildi.

Araştırmacılar, APCDD1 geninin, daha önce fareler üzerinde üzerinde yapılan deneylerde görüldüğü üzere kılların uzamasının kontrolünde rolü bulunan hücresel sinyalizasyonu engellediğini gösterdi.

İlk kez insanlarda bu sinyalizasyonun manipüle edilmesinin saç ve kıl uzaması üzerinde etkisi olabileceğinin görüldüğünü belirten bilim adamları, bulguların erkeklerde kellik ve başka biçimlerdeki saç dökülmesi tedavilerinde yeni yollar açabileceğinin altını çizdi.
  17  Yorum Yorum ekle

Önceki Sayfa   1 2 3 4 5 6 7 ... 46 47  Sonraki Sayfa

Bize Ulaşın |  Reklam |  Yardım |  Ürün Haberleri |  Servis Kullanım Kuralları |  Güvenlik Önerileri Türkçe   English 
Copyright © 2010 Yonja, Inc. Her hakkı saklıdır. Yonja bir Yonja Media Group servisidir.
Diğer YMG servisler: MetroListe | Nolyo | Notpaylas | Ad Network | Payment Network | Self-Serve Ads