Acıysa tutamadığın avuçlarında bırak uçup gitsin.
Gönlünse acının sebebi tut nefesini sussun.
Aşk ise sığdıramadığın gönlüne yık duvarlarını bitsin.
Sevgiyse korkularının sebebi bil ki tek çare O.
Ve bir anda karardı dünya, tutuldu güneş. Anlamı ne idi bu olanların yoksa güneşte mi bizi aydınlatmaktan yorulmuştu. Efkar bastı birden çıkarıp bir sigara ile dumanının dansında sadece baktım. Gökyüzünün mavisi yoktu artık, belli ki insanlığa bir mesajdı bu olanlar sahip çıkın, varlığınızla yok etmeyin geleceği yoksa bir nimeti yok edeceksiniz Allahın bahşettiği. Ve bakıp iç çekeceksiniz eski fotoğraflara. Ve yaşamın kaynağı sevgiyi, arkadaşlığı, mutluluğu, aşkı, dostluğu hatta acıyı bile özleyeceksiniz. Keşkeler ile yürüteceksiniz dünyanızı ve bir bakmışınız sadece siz ve egonuz kalmışınız. Sonra egonuzu tatmin için benliğinizi, kendinizi kaybetmişiniz. Kalanlar ise varlığınızı, benliğinizi, beyninizi kemiren hatalarınız, yaşattığınız acılar ve avuçlarınızın boşluğa değen, üşüyen yalnızlığı. Ve o an kararan ayın kapattığı güneş değil de kararttığınız gözleriniz olduğunu anlayacaksınız. Ne ise yüzleşmek zorunda olduğunuz yumup gözlerinizi beklemeyin açın ve yürüyün karanlığa doğru ve sonun hep mutlu biten bir masal gibi düşünün. Görecek, yaşayacak ve öleceğiz. Kim değiştirebilmiş bu olanları ki...
|